SAÇ NEDEN DÖKÜLÜR?(KEL OLANLAR OKUSUN:)))))
13/12/2008 · Kategori: SAGLIK
Eğer saç dökülmesi sorunu yaşıyorsanız yalnız değilsiniz! Kadınlar ile erkeklerde görülen saç dökülmelerin nedenleri farklıdır. Kadınlardaki çoğu saç dökülmesi yani erkek tipi dökülmelerin daha kolay tedavi edilebilir.İşte saç dökülmesine neden olabilen bazı faktörler..
Demir eksikliği: Kansızlığa bağlı, demir eksikliğine bağlı anemi saç dökülmesine neden olabilir. Ancak kendi kendinize demir içeren vitaminler almayın çünkü fazla demir de bazı hastalıklara neden olabilir. İlk olarak kan sayımı yaptırarak demir eksikliğiniz olup olmadığını öğrenin.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Akciğer kanserine karşı meyve sebze
2/12/2008 · Kategori: SAGLIK
Amerikan Tıp Derneği’nin (JAMA) yayın organında çıkan makalede ıspanak, havuç, brokoli ve meyvelerde bulunan bitkisel hormonların (fitoöstrojenler) anti-kanserojen özelliğe sahip olduğu kaydedildi.
Houston’daki Teksas Üniversitesi uzmanları, fitoöstrojenlerle tedavinin kanser hücrelerine karşı koruyucu etki sağladığını, ancak beslenme düzeniyle akciğer kanseri arasındaki ilişkinin şimdiye kadar yeterince araştırılmamış olduğunu belirttiler.
Uzmanlardan Matthew Schabath, “Araştırmamız, akciğer kanseri hastalarının, sağlıklı insanlardan daha az fitoöstrojen tükettiğini gösterdi” dedi.
Araştırmanın, benzer hayat tarzı süren 1674 hasta ile 1735 sağlıklı insan arasında, 1995 ile 2003 yılları arasında yürütüldüğü kaydedildi. Araştırmacılar, bu sonucun daha geniş kapsamlı çalışmalarla desteklenmesi gerektiğini belirttiler.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Ağız ve Diş Sağlığı
27/11/2008 · Kategori: SAGLIKAğız Sağlığı ve Diş Sağlığı
Yetişkinlerde ve Çocuklarda Diş Sağlığı
Ağız ve diş sağlığı, patojen mikroorganizmalardan, soğuk, sıcak, sert gibi fiziki etkenlerden en çok etkilenen organlardır. Fetüsün gelişimi, annenin hamilelik dönemindeki beslenmesiyle yakından ilgilidir. Ağız ve diş sağlığı, bu nedenle doğumdan önce başlar. Doğumdan sonra devam eder. Yaşam boyu izlenerek bakım ve tedavisi yapılır.
Ağız ve Diş Sağlığı Nasıl Korunur ve Diş Sağlığı Hakkında Bilgiler
Dişlerin sağlığı; beslenme, özellikle D - C ve A vitaminlerini ve kalsiyum, fosfor, flor gibi mineralleri yeterli ve dengeli şekilde alma ile sağlanır.
Bakımsız ve çürük dişler en tehlikeli enfeksiyon kaynağıdır. İleri yaşlarda ortaya çıkan kalp ve damar hastalıkları, romatizmal hastalıklar, böbrek hastalıkları ve diğer bazı hastalıkların nedenleri diş çürüklerine yerleşen daha sonra vücuda kan yoluyla yayılan patojen mikroorganizmalardır.Çürük dişler, ağız sağlığını bozar. Sindirim sistemi hastalıklarına ve ağız kokularına neden olur. İnsanın fizik görüntüsünü kötü yönde etkiler.
Dişler, her yemekten sonra günde en az iki defa ve yatmadan önce yeterli bir süre fırçalanır. Diş macunu ve fırçanın seçimini bilinçsizce seçmek sağlık yerine dişlere ve diş etlerine zarar verir. Unutulmamalıdır ki her çeşit diş fırçası fırçalama tekniğine uygun yapıda değildir. Diş macununun fazla kullanılması, ağız florasını bozması ve ağızdaki fagositleri öldürmesi bakımından sakıncalıdır.
Çok sıcak, çok soğuk, sert yiyecek ve içecekler diş minesinin çatlamasına neden olurlar. Kristal şeker ve benzeri şeylerin çiğnenmesi de dişlerde çatlamaya yol açar. Şekerli yiyeceklerden sonra dişler fırçalanmazsa solunumdaki C02 ve karbonhidrat diş çürümesine neden olan asitler açığa çıkar. Asitler dişte kaviteler meydana getirir. Ağız Ph'sı, asit ortama doğru kayar. Ağız, florası bozulur, ağızdaki fagositler yetersiz kalır.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
ÖNEMLİ.....!
13/11/2008 · Kategori: SAGLIKSağlıklı bir yaşam için,alınan besinlerin iyi bir şekilde sindirilmeleri,sindirilmeyen artıkların ise vücuttan dışarı atılması gerekir.Dışkının vücuttan atılmasındaki zorluk haline de "kabızlık" denir.Özellikle zayıflama diyetlerinde bu periyot gün aşırıya çıkabilir.Alışılagelmiş beslenme düzeninde azaltmaya gidildiğinde dışkılama periyodunda meydan agelecek bir-iki günlük sapma normal karşılanıyor.Ancak bu süre uzadığında bağırsaklarda bekleyen atıklara dğerleride ekleniyor.Bu kolon bağırsağın genişlmesine yol açıyor.Bağırsaklarda bekletilen atıkların suyunun da bağırsak tarafından emilmesi de katılaşmaya ve dolayısıyla da kabızlığa yol açar.
Kabızlığın başlıca sebeplerinden bazıları;Çok çay içmek,fazla miktarda elma,armut,ayva gibi meyveler yemek,portakal,mandalina ve limon gibi meyveleri kabuğuyla yemek,magnezyum eksikliği,yeterince sıvı almamak ya da fiziksel hareketsizlik.
Uzamanlar çayda bulunan tanen maddesinin vücuda fazla alınmasının bağırsak hareketlerini bozduğunu ve tembellik oluşturduğunu belirtiyorlar.Gün boyunca içilien 3-4 bardak açık çay kabızlığa neden olmazken,4-5 bardak demli çay kabızlığa yol açabilir.Elma ve armuttaki pektin maddesi de kabızlığa yol açan sebeplerden...Kabızlıkta ifli posalı bitkiler almak gerekiyor fakat bunları baklagillerden,taze sebzelerden,fazla saflaştırılmamış tahıl ürünlerinden ,meyvelerden almamız gerekiyor.Magnezyum eksikliği de kabızlıpın başka bir nedeni.Bu durum genellikle kadınların mentrasyon(adet dönemi) öncesi yaygın.Ayrıca idrar söktürücü ilaçlar kullanılan bireylerde de magnezyum eksikliği görülmekte.
BUNLARA DİKKAT EDİN
*Bağırsağınızı terbiye edin.Bunun için hergün aynı saatte tuvalete gidin.
*Sabaha aç karnına erik ve kayısından yapılmış marmelattan bir kaşık alıp üzerine su için.
*Çayı az ve açık için.Eğer çayı çok seviyor ve çok içiyorsanız içine limon sıkın
*bol sebze ve meyve yiyin.Her gün en az 4 kez meyve ve sebze yemelisiniz.
*Fazla saflaştırılmamış tahıl ürünleri tüketin.Ancak kepeğe aşırı yer vermeyin.Çünkü kepekte fazla miktarda bulunan fitik asit demir emilimi engellemekte dolayısıyla kabızlığa neden olmaktadır.
*Kurubaklagillerden bolca tüketin.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Sezaryen mi normal doğum mu?
13/11/2008 · Kategori: SAGLIK
Annenin hayatını tehlikeye sokacak durumlarda sezaryen öneriliyor.
En sık sezaryen sebeplerinden biri daha önce sezaryen ameliyatı geçirmiş olmak ve Distosi'dir -bebek ve annenin doğum kanalı arasında uyumsuzluk- Bunlardan başka makat doğumlar, bebeğin eşinin doğum kanalını tam olarak kapattığı durumlar, geçirilmiş rahim iç duvarı operasyonları, bebek kalp atışlarının bozulması, kordon sarkması durumlarında da sezaryen doğum yapılmalıdır.
Peki isteğe bağlı sezaryen yapılabilir mi? Aslında bu sorunun pek çok etik, sosyal ve kanuni çelişkileri mevcuttur. Hasta kendi kendine sezaryen kararını verebilecek yeterli donanımda mı? Eğer hasta kendi isteğiyle sezaryen olduktan sonra, sezaryene bağlı bir sorun çıkarsa, bunun sorumlusu doktor değil midir? Bu hususta bir de operasyonun mali yükü mevcuttur elbette ki. Günümüzde devlet hastanelerinde isteğe bağlı sezaryen yapılmamaktadır. Ancak devlet hastanelerinin çoğunda sezaryen operasyonu için yeterli teknik altyapı ve personel mevcuttur. Başlıktaki sorunun hala kesin bir cevap olmadığı çok aşikardır. Ancak her iki doğum şeklinin de kendince riskleri mevcuttur.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::